Sıradan bir yazı
Alışılan şeyler, dikkat çekmez olur. Normalleşir.
Normalleşen şeyler üzerinde pek düşünmez insan. Hiç kimse iki gözü, iki ayağı yada bir yüreğinin olduğunu düşünmez. Bildi bileli öyledir çünkü.
Bu yazıda da böyle klasik bir konuya değinelim. Her yerde karşınıza çıkabilecek, alışageldiğimiz bir konu…Her Radyo-Televizyon haberinde, her gazetenin –özellikle hassasiyeti olan gazetelerin- her haber dergisinin, dış haber bölümünde karşınıza çıkabilecek, olağan bir konu:
Filistin, Irak, Çeçenistan, Afganistan…
Bir bomba..
Onlar, yüzler ölü..
Bir uçak saldırısıyla, zelzele yerine dönen binalar…
Bir tankla ezilip geçilmiş bir ev, bir yuva…
Belli belirsiz kişiler tarafından, tekbir sesleriyle kellesi kesilen, belli belirsiz biri(leri)…
Tecavüze uğramış Irak’lı bir Müslüman kadının, kafasını duvarlara vura vura intiharı…
Küçücük elinde, gençliğini, geleceğini, ekmeğini ve yüreğini tutar gibi sımsıkı tuttuğu taşıyla, kanlar içinde yerde serili duran Filistin’li çocuk…
Kalanlara, lisan-ı hal ile “Hoşça kalın” diyerek, tebessüm buyuran beyazlar içinde Çeçen bir şehid….
Ne kadar aşinayız değil mi?
Ne kadar da klasik konular…
Her gün ve her yerde rastladığımız; fotoğraflar, videolar, haberler…
Alıştık artık!
Bu alışmak:
Bitmişliği, yenilgiyi ve çaresizliği kabullenmektir.
Kimin yenilgisi bu? Zulüm gören –ırkı ne olursa olsun- her Müslüman’ın, her Hristiyan’ın, her Musevi’nin…
Zulümler sıradanlaşmamalı. Zulümlere alışılmamalı. Her acı yeni bir “Hak ve Adalet” tohumu ekmeli… Yeni bir ilham kaynağı olmalı; yeni bir soluk, sessizliği bitiren…
Yetişen çocuklara, gençlere, verilecek eğitimin yeni konusu bu olmalı:
“Zulümleri kabullenmemek ve zulümlere alışmamak. Adaletsizliğin de bir zulüm olduğunu bilmek ve bildirmek. Dünyaya dirlik, düzen ve huzur getirecek adalet birliğinin eksikliğinden, devletimizin ve devletlerin de bu konuya ilgisizlikleri sebebiyle, var olan birliklerin de yetersizliğinden, haberdar etmek ”
Henüz yorum yok
Leave a reply
