LANETLİLER!


Yine azdılar lanetliler…
Kudurdular yine..
Vahşileştiler..
Sapıttılar..

Güçsüz, dermansız, savunmasız bir beldeyi, bir milleti düşünmeden, akletmeden, merhamet etmeden, göz göre göre katlediyorlar..
Tıpkı kendi peygamberlerini katlettikleri gibi..

Çember altına aldılar, Filistin’i.. Sahipsizleri, zayıfları, zavallıları..
Gönderilen (silahları değil, cephaneleri değil) bütün ilk yardım araçlarını engellediler, vurdular.. Giriş yollarını kapattılar. Gizli geçitlere, tünellere ve bütün çıkışlara engel koydular.. Tıpkı azgın millet; Sırplar gibi..

Dünya izliyor. Uluslar arasında barış ve adaleti sağlamak amacıyla kurulmuş, Birleşmiş Milletler ve bütün birlikler izliyor.. Evrensel barış birlikleri, keyifle izliyor.. Tıpkı Bosna’yı izledikleri gibi..

Hala bir müeyyideye sahip olamamış, hala uluslararası bir güç, bir birlik oluşturamamış, Müslüman devletler ve milletler de izliyor. Sanki haklı bir gerekçeymiş gibi, “Ellerinden gelmeyen hiçbir şeyi” bahane ederek.. Sıra kendilerine gelene kadar; hınzırdan post, gavurdan dost edinerek izlemeye devam edecekler. Tıpkı inancı, ideali, tarafı, politikası belirsiz ülkemizin izlediği gibi..

“Meydan falan okumuyor dünyaya, lanetliler.”
Meydana çıkan kimse yok çünkü..

Lanetliler, umarsız ve kaygısızca katlediyor..
İnsanlık onun kölesi ya..
Kudüs’ü bir gün yıkacaklar ya..
Yıkık dökük mabetlerini tekrar inşa edecekler ya..
Duvarlara ağlamayacaklar ya artık..
Arz-ı Mev’udu alacaklar ya..
Umarsız ve kaygısız olurlar tabii..

Kendi kendilerine vaat ettikleri işte bu topraklar ve bed emelleri uğruna, lanetlerine lanet katıyorlar da habersizler..

Ve şimdi, siz, biz ve tüm insanlık!
SESSİZ OLUN(!) FİLİSTİN ÖLÜYOR..

Cenaze duasını da lanetliler yapıyor.
Lisan-ı halleriyle haykırıyorlar:
“Ey Müslümanların Rabbi..
Biz lanetli bir milletiz..
Biz, sana ve sana inananlara savaş açtık.
Senin mübarek beldeni ve onu emanet ettiklerini yakıyoruz, yıkıyoruz, katlediyor, kahrediyoruz.
Vazifemizi, ellerimizden, silahlarımızdan, tanklarımızdan geldiği kadarıyla, en iyi şekilde ifa ediyoruz.
Sen, bu mücadele karşılığında, isteklerimizi bize ver.
Ve bizi lanet üzerine lanetle..
Ahirete bırakma, iki cihanda da helak et..
Duamızı kabul et.”

En yürekten, en ihlaslı, en samimi bir nefesle:
AMİN…

2 Ocak 2009 Marmarahaber.net

Henüz yorum yok

Leave a reply